
Delikanlım!
İyi bak yıldızlara,
onları belki bir daha göremezsin….
Belki bir daha yıldızların ışığında
kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin..
Delikanlım!.
Senin kafanın içi
yıldızlı karanlıklar kadar güzel,
korkunç,
kudretli
ve iyidir.
Yıldızlar ve senin kafan
kâinatın en mükemmel şeyidir.
Delikanlım!
Sen ki, ya bir köşe başında
kan sızarak kaşından
gebereceksin,
ya da bir darağacında can vereceksin.
İyi bak yıldızlara
onları göremezsin bir daha
Delikanlım!.
Belki beni anladın,
belki anlamadın.
Kesiyorum sözümü.
Sevmek mükemmel iş delikanlım.
Sev bakalım…
Mademki kafanda ışıklı bir gece var,
benden izin sana,
sev
sevebildiğin kadar..
Nazım Hikmet RAN
Leyla ile Mecnun - İsmail Abi - Sanki Buram Çok Acıyor Gibi Oldu (17. Bölüm)
İsmail abi : Sanki öyle buram acıyor gibi ha, buram sanki çok acıyor gibi oldu şimdi.
Bu acı geçiyor mu ?
Dede : Evlat, bak. Hayat zaten acılarla dolu. Tatlı taraflarıda var ama hayat genelde acı ama buacıları yaşamak gerekiyor. Yani aslında bu acıları yaşadığın zaman zaten sen güçlü oluyorsun.
İsmail abi : Ama ben güçlü olmak istemiyom ki, ben şekerpareyi istiyom.
Ali Atay- Yalan
Durduk yere içimi dağlayan şarkı. Bir Leyla’ya dönüşüme tanık olan şarkı. Sanırım ben aşık oldum. Çok aşık oldum.
Q:hayat ne tuhaf değl mi?
Evet çok tuhaf. Ben de bunu düşünüyordum bu aralar.
Kadın
Kimi der ki kadın
Uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
Kimi der ki kadın
Yeşil bir harman yerinde
Dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayalimdir,
Boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran.
Kimi der ki çocuk doğuran.
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal.
O benim kollarım, bacaklarım, başımdır.
Yavrum, annem, karım, kızkardeşim,
Hayat arkadaşımdır.
Nazım HİKMET
Behzat Ç.
Sanırım bir diziye aşık oldum. Rüyamda Behzat Ç. ile cinayet bile araştırdım. Daha önce gitme fırsatım olmadı ama Ankara’ya da aşık oluyorum galiba. Öyle de mis gibi konulara değindi ki senaristler kalbimden vuruldum.
Manyak mıyım neyim ben yahu? Bence bana başka bir şeyi sevme şansı tanımadılar ben de Behzat Ç.’yi sevdim :p

” Heykeli yaptığımda yaşadığım mutluluğu onuru anlatamam ama sabah eseri o halde görünce yıkıldım ne yapacağımı şaşırdım. Malesef bu ülkede iki baldırı çıplak bir yerde bir kadeh içtiği zaman veya firikik verdiği zaman medya sabah akşam haber yapar ama Sanat eserine böyle hunharca bir saldırıyı malesef hiç biri kınamadı. Umarım Hukuk gerekeni yapar. Umarım sosyal paylaşım sitelerinde sanatsever arkadaşlar paylaşır ve kınarsınız şimdiden hepinize teşekkür ederim.” - Güner Yener .
Catafalque - Fading Beauty
14 Şubat’ı ilk kez bu kadar sevdim.
Babam bana nutella almış gelmiş yahu. Sevgililer günü hediyesi hem de :) Babacık ya ne şirin adam. Ona ilk defa şirin diyorum. Sanırım ödipim hiç bu kadar tavan yapmamıştı.
Ruhun şad olsun Aziz Valentinus..
Bir rüyada en fazla ne görülebilir?
Salçalı makarna tabakları ile dolu bir kuaför salonu. Kuaför salonunun içinde küçük bir köpek ama ısırdığı zaman insanların ellerini ve ayaklarını koparabiliyor. Bu sebeple yerlerde kan var. Halamın parmak arası tüylü botlarını giyiyorum. Saçlarımı kısacık kestirip açık kahverengiye boyatıyorum. O sırada deprem oluyor ve evimdeyim. Geçenlerde hayatını kaybetmiş bir arkadaşımla enkaz altında kalıyoruz. Ben tavanı kırana kadar o ölüyor. Ben dışarı çıkıp kurtuluyorum. O sırada babamın dayısı o öldüğü için ağlıyor. Bahçeye çıkıyoruz bahçede havuz var. Zenginiz galiba. İki tane pitbullum var ve onlar çimenlere uzanmış ağlıyorlar. Canım yüzmek istiyor ve havuza atlıyorum. Sonra bir köye taşınıyoruz. Ben birden köylü kız kıyafetlerine bürünüyorum. Aşık olduğum karşı köyün genciyle buluşuyorum. Sonra o genç bir sebepten ötürü beni bırakıp şehre kaçıyor arkadaşlarıyla. Sürekli onunla buluştuğum yere yani ikimizin köyünün birleştiği yere gidiyorum. Onu beklerken annesi geliyor. Ve annesi babaannem oluyor birden. Sonra babamın arabasını çalıyoruz ve şehre gidiyoruz. Ben araba kullanıyorum tabi. Yollar parkeden yapılmış kaldırımlar pembe. Etrafta kocaman kavak ağaçları.. Şehre bi geliyoruz meğersem aşık olduğum adamın annesi ölmüş. Arabanın içinde çuval çuval çerez var. En çok da yer fıstığı var. Kuaförde çalışmaya başlıyorum birden. Masaj salonumuz bile var. Ama salçalı makarna tabakları ilginç tabi. Kuaförde dolapların içinde bi sürü tabak var. Bir anda restorant gibi oluyor kuaför salonu. Ama ben müşterilere bakmıyorum sadece salçalı makarna yiyorum. Kuaför salonunun arkasında yatak odam var gidip uyuyayım diyorum ki annem uyandırıyor saatin 14:07 olduğunu ve bana patates kızarttığını söylüyor. Boynumdan belime doğru uzanan ağrı öyle şiddetli ki 16 cevapsız arama ve 23 mesajı umursamıyorum. Beni sadece patates kızartmasının kokusu uyandırabiliyor. 3 tava patates kızartması yedikten sonra sigara içerken şu postu yazıyorum işte. Sanırım Venegis’i özledim.
Venegis xr neden gittin?!
Pek sevgili canım ciğerim ilacım yine bitti. 5 bölüm HIMYM izlesem de geçmez ki baş dönmelerim, saçma salak ağlama nöbetlerim.
folk metal iyi bence.
Ensiferum - Victory Song
Kar yağdı sonra geçti.
Kar yağdı ya hani geçenlerde herkes dışarı çıktı. Sonra kardan adamlar yaptılar kartopu oynadılar… Düşünebileceğiniz her türlü kar etkinliği yapıldı yani. Ben de evde oturdum. Öyle keyif verici herhangi bir şey de yapmadım. Yatağa uzanıp kitap okumayı denedim de 7. dk da uyumuşum. Küçük bir kızken daha böyle 8-9 yaşlarında felan babama demiştim ki: ”baba dışarı çıkıp kartopu oynasak ya sonra da kardan adam yapsak. ha ne dersin? :)”. Böyle bir cümleydi işte. O da: ”ı-ıh hava soğuk” demişti. Bunun gibi birkaç kelimeydi işte. Sokakta da öyle çok arkadaşım yoktu. Annem zaten çıkmaz benle dışarı. Babannem istese de ben çıkarmazdım. Yaşlı kadını yorunca ağlıyordum bazen. Şimdi koca kız oldum da kar yağınca ”ı-ıh hava soğuk” diyor içimden birileri. Ben de yatağa gömülüyorum ve yağan kara trip atıyorum. O yokmuş gibi davranıyorum.

